Please reload

Büyülü bir yolculuk: Psikodrama

Kamuran Üstüay

 

İçimde bir bunaltı. Ruhum daralıyor. Dünyanın en yüksek noktasına çıkıp avazımın çıktığı kadar bağırmak istiyorum. Kimsenin beni anlamadığını hissettiğim bir anda, kendimi sahnede buluyorum. Senarist tarafından yazılmış bir rolü değil, kendimi oynuyorum. Şurada dur, şuraya bak, şu duygu da kal diyen bir yönetmen de yok. Nasıl bir oyun? Nasıl bir sahne? Bu oyunda sadece sana destek olmak için yüreklerini koymuş insanlar ve karanlık yolda ilerlerken sana ışık yakan bir terapist var. Seni izleyen gözlere, duyan kulaklara rağmen kendini güvende ve huzurlu hissediyorsun.

 

Hayat, bir tiyatro sahnesidir. Her sahnede farklı rolleri, farklı duyguları hisseden bireyleri oynarız. Çocuklar da oyun sayesinde kendi kimliklerini oluştururlar. Evcilik oynayan bir erkek çocuğu “baba” gibi davranarak baba rolünü öğrenir. Oyun, çocukların gelişimi için son derece önemli olan, yetişkinler içinse önemi unutulan bir olgudur. Yetişkinler, oyun sayesinde kendilerini daha iyi tanıma şansını elde ederler (farkındalık kazanırlar) ve kendilerini geliştirerek yeni durumlara uyum sağlamayı başarırlar.

 

Psikodrama, Moreno tarafından geliştirilmiş bir psikoterapi tekniğidir. Moreno, parkta, sokakta ve günlük yaşamın çeşitli alanlarında kişilerin bazı oyunlar çerçevesinde (örneğin evcilik oyunu) formel yaşantılarını kendiliğinden oynanan oyunun tedavi edici etksini bir psikoterapi tekniğine taşımıştır.

 

Psikodrama başka bir tanımla bir tür dramatizasyondan ya da başka bir ifade ile spontan tiyatrodan yararlanılarak gerçekleştirilen bir ruhsal geliştirme tedavi yaklaşımıdır. Ortada yazılı her hangi bir metin yoktur: bir spontan tiyatro sergileyerek izleyenleri eğlendirmek ya da eğitmek de amaç değildir. Sahnede görülen spontan tiyatro, gerek oyuncuların gerekse izleyenlerin ruhsal yönden gelişmelerini iyileşmelerini amaçlayan karmaşık bir sürecin, ancak su yüzündeki bölümüdür.(2) Psikodrama’da her şey mümkündür. Buradaki ‘’her şey’’ in altını çizmek isterim. Kişiler psikodrama sahnesine geçmiş de yaşadıkları bir takım olayları getirebilecekleri gibi geleceğe ilişkin hayallerini, rüyalarını, hatta deja-vu yaşantılarını ya da halüsinasyonlarını da getirebilirler. Ne tür olursa olsun, geçirdiğimiz bir iç yaşantıyı psikodrama sahnesinde tekrar yaşama şansımız vardır. Söz konusu ‘’tekrar yaşama’’, geçmişteki bir olayın yeniden yaşanması şeklinde olabileceği gibi, geleceğe ilişkin bir hayalin provası şeklinde de olabilir. Psikodramanın niteliğini ve temel özelliğini Moreno’nun Freud’a söylediği bir söz, kanımca veciz bir şekilde özetlenmektedir. ‘’ Dr. Freud, siz bir gün yapay bir ortamda, insanların görmüş oldukları rüyaları analiz ediyorsunuz. Ben ise onları, görmüş oldukları bir rüyayı tekrar görmeleri için yüreklendiriyorum.’’ Gerçekten de Moreno’nun dediği gibi, insanlar, niteliği ne olursa olsun bir takım yaşantılarını psikodrama sahnesinde tekrarlama, yeniden yaşama şansına sahiptirler. Bir takım yaşantıların psikodrama sahnesinde tekrarlanması, iyileştirici / tedavi edici işleve sahiptir. Moreno’nun bu işlevle ilgili görüşü de ilginçtir. Ona göre ‘’İkinci kez yaşanan her gerçek, birinciden kurtuluştur.’’ Belki şöyle dersek daha belirgin olabilir; eğer bir gerçeği ikinci kez yaşarsak, bu gerçeği kontrolümüz altına alabiliriz. Yani ilk kez yaşadığımız bazı olaylar, bizi kontrollerine alabilir; fakat biz bu olayları Psikodrama sahnesinde ikinci kez yaşarsak, bu durumda biz onları kontrolümüz altına alırız. ‘’İkinci kez yaşanan her gerçek, birinciden kurtuluştur.’’ demek yerine ‘’ ikinci kez yaşanan her gerçek, birincinin verebileceği zarardan kurtuluştur.’’ diyebiliriz .

 

Sanırım psikodramayı en somut şekilde “Babam ve Oğlum” filminden bir örnekle daha net açıklayabilirim. Sadık’ın ölümünden sonra evlerine doğru gelirken, Hüseyin Efendi (Sadık’ın babası) yolun ortasında arabadan iner, üstünü başını yırtarak oğlunun ölümüne kendisinin onun gitmesine izin vermesi olduğunu düşündüğü sahnede Gülbeyaz Teyze, Hüseyin Efendi’yi alır, yolun ortasında durdurur, Salim’in (Sadık’ın kardeşi) koşarak onu yıkıp geçmesini sağlar. İşte Psikodrama budur.

 

 

KAYNAKÇA

www.psikolojisayfam.com/kavramlar/psikodrama/html http://www.gata.edu.tr/dahilibilimler/cocukruh/psikodrama.htm  

Prof.Dr. Üstün DÖKMEN (Sosyometri ve Psikodrama, Sistem Yayıncılık Ocak 1995)

Share on Facebook
Share on Twitter
Please reload

Please reload

Arşiv
En son paylaşılanlar